Pages

06 September 2015

Bodrum

Bi' gittim geldim, ne kadar değişmiş. Aşağı site karanlıklara bürünmüş. Almanlar gitmiş, şu çocuklu aile de gitmiş. Tabi okullar açılıyor, çocuğu olan gider.
Ama tek bi'şey değişmemiş; terastaki şu hafif esintili ferah havaya eşlik eden cırcır böceklerinin sesi yanındaki "huzur".
Gözlerini kapa ve hiçliğin huzurunu hisset, ister ilhamı kullan ister kullanma, veyahut mutlulukla doldur içini, sonsuz bir mutluluk. (İşte bu dinginlikle uyuyakalabilirsin.)
Yasla kafanı geriye, uçsuz bucaksız uzayı seyredal; yıldızların gözkırpışları, kimbilir kaçıncı yaşını dolduran gezegenleri, yanıp sönerek giden uçağı ve dahi dikkatli bakarsan etrafını çepeçevre sarmış Samanyolu'nu... Aa bir yıldız kaydı! Şimdi tekrar kafanı aşağı indir, karşıya bak. Her ne kadar karanlık olsa da varlığını gayet iyi hissettiren koocaman deniz, hafif solda ışıl ışıl parlayan Bodrum ışıkları ve sağda ise kapkaranlık bir dağ, üzerinde tek bir ışık yanıyor; mandıranın ışığı.
Böylesine manzaraya sahip, böyle havası olan bir yerde huzur hissetmezsin de nerde hissedersin? Ömür boyu burda yaşamak, burda yaşlanmak isteyeceğim yer.
Özetle Bodrum... <3

No comments:

Post a Comment